ANA SAYFA UZAK DOĞU ANİME FİLMLER DİZİLER MİM

29 Temmuz 2016 Cuma

MİM-Kişisel Blog Yazarları

18 Yorum




Selam!!!
Ben Beyza. Esra bu aralar biraz yorgun.Siz nasılsınız bakalım? İnşallah iyisinizdir. Ben de biraz yorgun gibiyim. Ygs çalışmak gerçekten yoruyor insanı.
Bizi mimleyen Ruy Rin'e teşekkür ederiz.

NOT: Kırmızılar: Beyza
           Maviler:Esra


1. Blog ile tanışman nasıl oldu?

Önceden birkaç blog takip ediyordum. Esra'nın teklifiyle blog yazmaya başladık.

Bir kaç blog takip ediyordum zaten ancak ben gizli takipçiliği severim .
Sonra bir gün Okyanus Melekleri'nin yazılarını okumam ile blog açmaya karar verdim.




2. Neden blog yazıyorsun?

Kafamı dağıtmak ve azda olsa dertlerimden uzaklaştırıyor beni.

1.Dertlerini anlatabiliyorum .
2.Okul anılarımı arşivliyorum .
3. İçimi döküyorum .
4. Yazmayı seviyorum .



3.Yakın çevrenize bloğunuzdan bahsediyor musunuz?

Tabikide. Yakın arkadaşlarımıza.

Ben mi ?
Ailem ve Beyza hariç kimse .
Okul yazıları yazıyorum bir sınıf arkadaşım yazdıklarını okuyup böyle mi düşünüyorsun veya sınıfta başımıza bir şey gelse ...
Yani sınıf arkadaşlarım benim gibi düşünmeyebilir.
O yüzden onlara söylemiyorum yoksa bütün okula yayılır.

     Ben zaten hiç hasta olmuyorum.
4.İlk yazınızla son yazınızda nasıl bir fark var?
İlk zamanlar biraz ürkektim ve bu zamana kadar baya yol katettim Esra'nın yardımıyla.


Biraz değişiklik var tabi ama ilk yazdıklarımda kendime pek güvenmiyormuşum gibi şimdi bir bakınca ,daha iyi ifade ediyorum kendimi ( atıp tutmaya çalışan zavallı Esra .
Ben zaten çok iyi ifade ederim kendimi asıl değişiklik daha iyi İstanbul Türkçesi kullanıyorum günlük hayatımda eskisi gibi Batı Karadeniz yerel ağzıyla pek konuşmuyorum , bazen konuşuyorum yalan yok hatta çoğu zaman ...
Batı karadeniz yerel ağzı lazlarla arasında uçurumluk fark vardır .Bizim ki biraz Egelilerin yerel ağzına benzer zaten onlarla da  daha Malazgirt savaşından atalardan akrabamışık aynı sülale gibi yanlış biliyorda olabilirim bunu derinlemesine araştırmayımda .)

5.Blog yazmak yaşantınıza ne kattı ?
Bloggerlarla tanıştım , üslubum
 değişti .

Yeni insanlar kendime güvenmemi sağlayan , dertlerimi paylaştığım insanlar var.
Özellikle son zamanlarda bana çok iyi arkadaşlık eden Sade ve Derin bloğunun sahibi Deep sana teşekkürlerimi iletiyorum .
Bana çok yardımcı oldun.




6.Hangi kaynaklardan ilham alıyorsun?
Esra'dan ve diğer bloggerlardan ilham aldım.


Dertli kız Esra'nın her daim yazacak bir okul yazısı vardır .
Okul ,okul,okul .
Her daim bunalsam okuldan yazacak bir şeyler buluyorum o olmasa ne yaparım .


7.Diğer bloggerlar ile iletişim kuruyor musun?
Çok olmasada iletişimde olduğum bloggerlar var.

Kuruyorum ya kurmuyorum mu ?
Kuruyorum , kuruyorum.( Evet ders çalışmaktan kurudum , bir deri kemik kaldım yine kendi acındırmaya çalışan Esra .
Boy attı tatil ona yaramaz olur mu azcık ders çalıyor Yoruldum ben diyor.)

8.Rahatsız olduğun durumlar var mı?
Şuan yok.

Var da yok da aslında benim rahatsız olduğum şey kendim.
İyi yazamıyorum , bloğumla ilgilenmiyorum .
Pek iyi bir blogger değilim .
( Ama İstanbul Türkçem çok güzel gelişti ay ben hic böyle konuşur muydum 😆)


9.Yakın arkadaşlarına blog yazmasını önerir misin?
Tabikide öneririm.

Önerdim ki zaten benim blogger yandaşım oldu.

Kapanışı da ben yapayım.
Çok eğlenceli bir mimdi. 
Yapmayan kaldımı bilmiyorum ama yine de belki yapmamışlardır umuduyla 
Yağmur Tozu 
Deeptone
Okyanus Melekleri 
Kalem kuklası
Saliha  
Uykusuz Panda 
Mimliyorum yapmayan kim varsa mimliyorum.



       Bir dahaki yazımızda görüşürüz .


23 Temmuz 2016 Cumartesi

Maraton başlıyor mu ne !!!

31 Yorum

Merhabalar nasılsınız ?
Ben nasıl mıyım ?
Pazartesi okul kursunun başlayacak olması beni sinir etti açıkçası hiç gitmek istemiyorum oysaki  😭



Tatilim bu sene biraz iyi gitmiyor sanki lanet okuldan kurtuldum derken arkadaşım pazartesi saat kaçta geleceksin dedi ?
Sonra takvime baktım bugün 23 ve 25 kurs vardı ya diğerek nidalandım.


Tatil ,
Sabah 6  da kalkma derdi yok .
Ev ahalisiyle kahvaltı ,
Annenin tatil işgencesi ,
İki adet baş belası kardeş ve kumandayı hiç bırakmayıp akşamları 3 haber birden izleyip sonra türkü açan dedemle , yaz dizilerini beğenmemem ve
bunların yanında iyi geçen günlerim .
Tatil bu yaz bunaltıcıydı sanki bir şey anlamdım .
Hep uyumak istedim uyumayı pek sevmeme rağmen .
(Uyutmadılar sağolsun ev ahalisi )
Tatil iyi mi kötü mü anlamadım yani birde üzerine kardeşimin ameliyat olması ...
( Ve bunun gibi türlü şeyler)



Okul kapandı ama bugün okulla alakası olmayan arkadaşımın bile kursa gidelim diye mesaj atması .
Artık maratonunda başladığının bir işaretiydi . 
Aslında kursa yazılma sebebim en sevdiğim hocam olan matematik hocamın kurs verecek olmasıydı .
Çok eğlenceli olacaktı benim için ancak bugün öğrendim ki az kişi matematik hocamı seçtiği için sınıf açılmamış ve başka hoca dersime girecekmiş.😖
Kursa gitmek istemiyorum ama YGS ve LYS benim hayatımı belirleyecek .
Olmak istediğim meslek .
Kursun tek avantajlı yanı okulumun yanında sahil olması kurs çıkışı  ver elini sahil .

Şimdi gerçekten maraton başlıyor mu !!!
Peki ya blog 2 yıl buralarda olamayacağım anlamına mı geliyor .
Daha iki sene var bu tatili eğlenceli bir şekilde geçirip bol bol yazacağım .
Buradan abi ablalarıma sesleniyorum bana YGS ve LYS konusunda tavsiyeler verir misiniz ?



Görüşmek üzere tavsiyelerizi bekliyorum. 

17 Temmuz 2016 Pazar

Haftanın filmi : Sunny

17 Yorum

Bu hafta doğru düzgün Kore dizisi izlemedim izlediklerimi de beğenmedim.
O yüzden çok önce izlediğim 2 yıl kadar önce o sıralar Kang So Ra'ya karşı bir sempatim vardı .
 Uzatmadan konusuna geçeyim 
Konusu :İm Na Mi adında bir kadın eski lise arkadaşlarını aramasıyla başlar .
Asıl olay hastaneye annesine bakmaya giden İm Na Mi , hastane odasından çıkarken yandaki odadan çığlık sesleri gelir .
Çığlık atan hasta İm Na Mi 'bin eski lise arkadaşlarından ve aynı zamanda arkadaş grubunun adı Sunny 'de lideri Ha Chu Hwan( Kang So Ra ) yaklaşık 2 aylık ömrü kalmıştır, kanserdir.
Ha Chul Hwan ölmeden önce Sunny grubunun üyelerini görmek istediğini söyler.
25 yıl sonra hepsini bulmaya çalışır 
Na Mi  .
Şimdi grup üyelerini tanıyalım.


Kim Jung Mi :
Biraz kilolu , takma kirpik takan ve hep gelecekte göz ameliyatı yaptırarak göz kapaklarının büyük olmasını hayal eden deli bir kız.

İm Na Mi :
Bu arayan kız ,çok güzel resim yeteneği olan ve okul 1. Sesiz sakin bir kız.

Geum Ok :
Diş doktorunun kızı olan yazar olmayı hayal eden bir kız.
Çok çabuk sinirlenen ve sinirini dışarıya vuran biri yani elinde cetvelle gezip sinirlenince milletin kafasına vuran biri.

Ha Chu Hwan : 
Değişik bir kabadayı güçsüzün yanında öyle bir dövüş ediyor ki polisleri bile yerle bir etti .( o zamanlar 80'li yıllar Kore de bizimle aynı durumdaymış )

So ji : Çok güzel  bir kız  ve hatta idollük yolunda ilerlemekte.

Bok Her : Çok ilginç bir ismi olsa da Kore'nin en güzel kızı olmayı hayal eden 34 bedenin diye hava atan (ona bakılırsa bende 34 bedenim havan kime 😤 direkt kıskandım bu kızı 😈)
Süslü pakize en sonunda hiçbir halt olamıyor ( bu spoii sayılmaz)
  Ve son olarak Küfür kraliçesi adını hatırlamadığım ama lakabı bu kavga esnasında tam bir taramalı tüfek gibi kız .


               Na Mi'nin başı dertte 

Bazen izlerken kahkaha atıp kendinizi yerlere atmak isterken bazen de hüzenlendiren bir film tavsiye ederim .
Çok sevdiğim Kore filmlerindendir.
Hatta tekrardan izlemeyi düşünüyorum.
Hwan Chul yani Kang Sora ile size veda ediyorum bir daha ki yazımda görüşmek üzere :)




13 Temmuz 2016 Çarşamba

Okunoshima adası :Tavşan Cenneti

22 Yorum

Herkese merhabalar,
Nasılsınız ?
Ben iyiyim.
Okul zamanı size Uzak Doğu hakkında yazı yazacağımdan bahsetmiştir sözümü tutamadım maalesef o yüzden yaz tatilini iyi değerlendirip böyle yazılar yazmaya karar verdim ;)
Okunoshima Adası : 
Diğer bir adıyla tavşan adası da diyebiliriz .
1929 ve 1945 yılları arasında Japonya 2. Dünya savaşında zehirli gazlar üretmek için 16 yıl boyunca tavşanlar üzerinde deneyler yapmış ancak 2. Dünya savaşı bitince tavşanlar serbest bırakılmış adaya .
Peki ya şimdilerde nasıl mı ?
Savaşın izleri hala duruyor eski harabe binalar, savaştan sonra müze haline getirilmiş yerler var ancak milyonlarca belki daha fazlasıyla tavşan var ve bu truzim haline getirilmiş bir çoğu yabancı ülkeden gelen insanlar tavşanları görmek için geliyor. 
Tavşanlar için özel barınaklar ,yiyecekleri  var. 
Bu Japonlar ne kadarda hayvan sever *.*


Bütün bunların yanında kuzenim tavşan besliyordu eskiden çok kötü kokuyor tavşanlar ama yine de o adaya gitmek isterdim .
Ne kadar çok tavşan var *.* 



El sallayan giffimi de koydum :)
Hayatınızın değerini bilin , kendinize iyi bakın :)

9 Temmuz 2016 Cumartesi

Haftanın Filmi :Ertuğrul 1890

22 Yorum

Herkese merhabalar 
Bayramınız nasıl geçti benim ki iyiydi ,aslında çok yorucuydu 
Size düzenli olarak her hafta bir film tanıtacağım demiştim.
Ama bayramdan sonra üzerime bir yorgunluk çöktü 😌
Bu hafta daha az film izledim :'(
Ertuğrul 1890 filmi ilk çıktığında çok merak etmiş ve sürekli fragmanını izlemiştim.
Kısmet bu haftayamış .

Konusu :
2.Abdülhamid zamanında 1887 'de Japon kral Komeii'nin yiğeni Osmanlı'yı ziyaret etmiştir .
Osmanlı'da iade-i ziyaret yapması için Japonya'ya bir heyet gönderilir .
Ancak Japonya'dan geri dönerken gemi bir tayfuna yakalanır ve alabora olur .
1985 yılında İran-Irak savaşında Saddam Hüseyin 'bin tehditi üzerine Tahran'dan gitmeye çalışan 215 Japon'u Turgut Özal bir uçak göndererek kurtarır kısacası konu bu iki ülkenin birbirlerine yardım etmesi .
"NERELİ OLDUKLARININ BİR ÖNEMİ VAR MI ?
BU BİR İNSANLIK GÖREVİ."
Filmdeki ana mesaj bu .


Yorumumu yapmadan önce şunları söylemeliyim .
Bir filmi illa beğenmek zorunda değilsiniz ancak yine de böyle saçmalanır mı !
1. "Yok Türk gemisiyle batarmış"
 - He zaten Piri Reis Amerikan gemileriyle sefere çıkıyordu .
2.Japon oyuncular iyide bizim oyuncular 5 para etmez."
- Ya artık kendi milletimizin yermekten vazgeçelim .
Ya sizin o beğenmediniz oyuncularımız şuan ABD'den sonra en çok Dünya'ya dizi satan ülkeyiz.
Yapmacık oynasalar sizce diğer ülkeler satın alır mı ! (Bence gayet güzel oynadılar)
Titanik film mi gibi bekliyodunuz .
Tamam bende biraz bir şeyler bekledim ancak film  iki ülkeyi bilgilendirmek ve dostluğumuzu nerelere uzandığını göstermek amacıyla yapılmış .

Başrollerden bahsedeyim.
Kenan Ece - Yüzbaşı Mustafa/Murat



Açıkçası Kenan Ece'nin oyunculuğunu sevdim , karakterlerini iyi yansıtmıştı .
Ve Shiori Katsuna ile aralarında 12 yaş olmasına rağmen hiç yaşlı durmuyordu Katsuna'nın yanında yakıştırdım onları :)

Shiori Katsuna -Haru/Harumi



Yani çok hoş bir kadın zaten
 Kenan Ece ile uyumlarını beğendim .
Bu kızın ağladığı sahnelerde içim yandı.


Masaaki Uchino - Dr.Motossda Tamura 
Dizideki en sevdiğim repliği söyleyen kişi.
"Nereli olduklarının bir önemi var mı?
Bu bir insanlık görevi ."
İşini para için yapmayan fakir insanlara yardım eden iyi yürekli doktor :)

Yorumum :
Beğendim .
Harika değildi ancak kültürümüzü iyi yansıttı bence hele bağlama çalan ozanlar (spoi sayılmaz bu)
Yani  izlemelisiniz .
Millet bizim tarihimizi iyi yansıtmış,
 bu filme şans verin lütfen .


El sallayan giffimi de koyup kaçıyorum .
Baybay bir daha ki yazımda görüşürüz 😊




1 Temmuz 2016 Cuma

Cheese İn The Trap konusu ve yorumum

38 Yorum
                 Cheese İn The Trap  


Hong Seul ,tipik bir üniversite öğrencisidir ,
maddi durumu  iyi olmadığı için 
part time işlerde çalışmaktadır.
Okulun 1 numaralı gözdesi Yoo Jung adında herkesin iyi niyetli ,harika erkek tanımına uyan ,kızların peşinde koştuğu biridir.
Ancak Hong Seul onun göründüğü gibi biri olmadığını biliyordur .
Yoo Jung onu kendi dünyasına doğru çekmeye başlar peki Hong Seul'un başına neler gelecek dersiniz ?

               İşte dizimizin çiftleri 
              Hong Seul ve Yoo Jung 

Okul nedeniyle yarım bıraktım bu diziyi bu yüzden arada kopukluklar yaşandım ve dizide herhangi bir taraf tutmadım 
Yoo Jung ve Beak İn Ho konusunda ancak bu çiftin ilişkisini çok beğendim...



Yoo  Jung 
* Park Hae
Jin seçmekte iyi yapmışlar .
Psikopat duruşu , o nasıl oyunculuktur be gerçekten gizemli karakter olmak ona yakışmış .
Dizi renkli kılan zaten onun gizemli yanı :)


Hong Seul 
* Başrol kızımız biraz tuhaf , işi gücü çalışıp işsiz kalmak istemeyen tipik üniversiteli genç , oyunculuğunu sevdim.
Ancak neden bu kadar abartıldı anlamadım yani herkes oyunculuğu harika falan diye herkes  dilinde düşürmedi  bu kızı .
Niye bu kadar abartıldı ki ?



Beak İn Ho 
*Dizimizin ikinci oğlanı .
Seo Kang Joon seni ne zaman başrollerde göreceğim ben :(
Nasıl desem 2. Oğlan olduğunu kabul edemedim daha çok  komik diziyi renk katan bir yan rol gibiydi.



Ve  Favorim "Beak İn Ha 
*Kore dizilerinin sevilemeyen ikinci kızlarını genelde çok seviyorum ya bazıları çok çatlak oluyor bazıları çok kurnaz benim sevilmeyen kötü kız karakterlere sempatim var bu kıza hiç sinir olmadım o nasıl oyunculuktur ya size de sevimli gelmiyor mu ?
Nedense genelde yorumlarda bu kıza hep kötü yorumlar yapmışlar .
Burayı İn Ha gifleriyle doldurmak istiyorum ama yapmayacağım.
İn Ha 💜


Eun Teak ve Bo ra 
*İlla her Kore dizisinde olur böyle sempatik çiftler .
Yan rollerde genelde başroldeki kızın en yakın arkadaşlarıdırlar .
Eun Teak ve Bo ra çiftini başka bir dizide başrollerde görebilsek ne kadar iyi olurdu  ya :)

Yorumum :
Şu öncelikle belirtmeliyim ki bir lise öğrencisi olmama rağmen ben Kore yapımı okul  ve gençlik dizilerini sevmiyorum yani izliyorum ancak harikaydı dediğim bir, iki Kore yapımı gençlik dizisi var .
Cheese in the trap 
güzeldi ,iyidi de neden bu kadar abartıldı herkes harika çok güzel falan dedi .
Ya tamam 5. Bölümünden sonra okul nedeniyle yarım bırakmış olabilirim ancak daha sonra yazın izledim ve bitirdim diziyi ama yine de harika değildi .
Belki okul dizilerini sevmediğimdendir .
İyi bir dizi ancak abartıldığı kadar değil tavsiye ederim .


Lee Sung Kyung yani Beak İn Ha ile size veda ediyorum bir daha ki yazımda görüşmek üzere :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...